11 Eylül 2016 Pazar

SAĞLIKLI YAŞAMIN SIRLARI SAĞLIKLI MEDYADA SAKLI

9 Ekim 1887 tarihinde modern gazeteciliğin kurucusu olarak gösterilen Joseph Pulitzer’in  ‘New York World’ gazetesinde bir haber yayınlandı. Haberi yapan kişi ise, gerçek adı Elisabeth Cochrane olan ancak haberlerde ‘Nellie Bly’  ismini kullanan dünyanın ilk kadın araştırmacı gazetecisiydi. 

Gazetedeki ilk çalışmasının hikayesi ise, gazetecilik tarihine damgasını vurdu. Blackwell şimdiki Roosevelt adasındaki Kadın Akıl Hastalıkları Hastanesine sızmak için bir gece ayna karşısında çalıştı. Saçlarını, bakışını, gülüşünü ve sözlerini “delileştirmeye” uğraştı. Bir misafirhaneye giderek, kadınların hepsinin dikkatini çekti. Buradaki kadınlar sonunda “deli” olduğuna karar verip polis çağırdılar ve mahkemede hakim karşısına çıktı. Amnezi, yani hafıza kaybı taklidi yaptı, hakim ise uyuşturucu kullandığı sonucuna vardı. Kendisini inceleyen doktorlar, Nellie’yi akıl hastanesine gönderdi. 

Blackwell Kadın Akıl Hastanesi
Akıl hastanesine giderken, çevresindeki diğer kadınlarla konuşmaya başlayıp, hepsinin hikayesini öğrenmeye çalıştı. Blackwell’da normal bir insan olarak davrandı. Ancak biri dışında tüm doktorların kararıyla “deli” diye hastaneye kapatıldı. Bly, hastanede koşulları birinci elden gözlemledi. Yemeğin çoğu zaman bozuk ve yenilemez, suyun ise içmek için çok pis olduğunu gördü. Hastalar bütün gün buz gibi odalarda hiçbir şey yapmadan oturtuluyordu. Buz gibi banyo suyu başlarından aşağıya kovalarla dökülüyordu. Hemşireler sürekli hastalara kötü davranıyor ve şiddet uyguluyordu. 

Konuştuğu hastaların bazılarının da kendisi kadar aklı başında olduğunu düşünen Nellie; “İşkencenin hastaları iyileştirmesini mi bekliyorlar? Aksine, buradaki uzman doktorlar benim gibi aklı başında bir kadını bile alıp sürekli susturup, sabah 6’dan akşam 8′e sert banklarda konuşmasına ve hareket etmesine bile izin vermeden boş boş oturtup, dışarıdaki dünya hakkında en ufak fikir sahibi olmadan, eline bir kitap bile vermeden, yenilemez yemekler ve sert muamele ile 2 ayda delirtebilirler.” diye yazdı. 

On gün geçirdiği hastaneden, gazetenin avukatının da yardımıyla zorla ama başarıyla çıkmayı başardı. Bly, “Deliler Evinde 10 Gün” başlığı attığı yazısında olanları bir bir anlattı. “Blakwell’deki deliler hastanesinde bir hafta geçirebilir miydim? Düşündüm ki, evet geçirebilirdim. Geçiririm, evet. Ve geçirdim de” diye başladığı yazısında, başından geçenleri, nasıl bir yol izlediğini ve orada neler gördüğünü ayrıntısıyla anlattı.  

Bly, “İnsanı delirtmekte hiçbir şey bu tedavi sistemi kadar başarılı olamaz!” sonucuna vardı. Hastanenin koşulları, hastane personellerinin hastalara davranışları, kendisi gibi hasta olmasa bile duvarların ardına kapatılan birçok kadının durumunu anlattığı yazı dizisi sadece okurların değil Amerika’nın dikkatini bu hastanelere çekerek toplumu aydınlattı ve gazetecilik görevini yerine getirdi. Hastaneye soruşturma açıldı ve Bly’ın incelemede yardımcı olması istendi. Şartların iyileştirilmesi için kuruma bütçe verildi, sık sık denetlenmesine ve gerçek hastaları almaları için muayeneleri çok daha dikkatli yapmalarına karar verildi. 



Sarı Gazetecilik
Öyle sansasyonel şeyler yazmıştı ki bu sansasyonel dilin tuttuğunu gören Pulitzer, aynı dille çeşitli haberler yapmaya başladı. Hatta ilk çizgi roman kahramanı Yellow Kid (Sarı Çocuk) bu şekilde ortaya çıktı. Toplumdaki sıkıntılı her konunun üzerine gitmek gibi bir derdi olan Nellie’nin haber dili ve Yellow Kid ile başlayan süreç, gazetecilikte şimdi çok eleştirilen ‘Sarı Gazetecilik’ kavramını ortaya çıkartan tartışmaların başlangıcı oldu. 

Stunt Reporting
Bly araştırmacı gazetecilik alanında, bu yeni ve anlamlı yöntemle araştırmacı gazetecilik alanında “stunt reporting” olarak bilinen yöntemin ortaya çıkmasını da sağlayan isimlerden biri oldu. Kariyeri boyunca pek çok konuda çürümüşlüğü, adaletsizliği ortaya çıkaran Bly, bunu yaparken yoksuldan ve mazlumdan yana tavır aldı. 


Kitap ve Film
Haber dizisi “Ten Days in a Mad-House (Bir Tımarhanede 10 gün)” ismiyle kitap olarak da yayınlanan bu çalışması Nellie Bly isminin tüm Amerika tarafından bilinen bir isim olmasını sağladı. Hayatı boyunca maceracı ve adil kelimelerinin yaşayan birer abidesi olarak gösterilen Nellie Bly’ın bu macerasından yola çıkılarak bir bilgisayar oyunu yapıldı ve  ‘10 Days in a Madhouse’ (Tımarhanede 10 Gün) isimli bir sinema filmi çekildi. Ayrıca Google, Nellie Bly’ın 151. doğumgünü için bir doodle hazırladı. 

“Şimdiye kadar kalbimden gelmeyen hiçbir kelimeyi söylemedim. Zaten söyleyemem” diyen Bly gibi gazeteciler, sağlıklı haber yaparak sağlıklı bir toplumun oluşmasına destek olabilirler. Araştırmacı gazetecilikte, yanlışı bulup çıkartmak düzelmesi için çalışmak hedeflenmelidir. 

Gazeteciler sağlıklı yaşam yalanlarını dile getirmek yerine, gerçek uzmanlardan bilimsel kanıtlarla habercilik yapmalıdır. İşte o zaman gazetecilik hak ettiği değeri bulacaktır. Bunun içinde gazetecilerin haklarının desteklenmesi, gazetecilik oynayanların önüne geçilmesi çok önem taşımaktadır. Özellikle sağlık haberciliği, toplum sağlığı açısından çok önemli bir yerdedir. 

Sağlıklı toplum için, sağlıklı medya gerekir.